Yapay Zeka

Yapay Zeka
Yapay Zeka

YAPAY ZEKA
İnsan beyni, sayısal bir işlemi birkaç dakikada yapabilmesinin yanında; anlama, yorumlama, karar verme gibi olayları çok kisa sürede gerçekleştirebilmektedir. Örneğin yolda yürüyen bir insan, yürüme alanında ki engellere ve tehlikelere ne kadar yakın olduğunu matematiksel olarak hesaplayamasa da daha önce yaşamış olduğu deneyim, tecrübe ve edindiği bilgiler sayesinde yürüyüş hizini ve alanını seçebilmektedir. Bilgisayarlar ise çok karmaşık sayısal işlemleri anında sonuçlandirabilmelerine karşın; olayi yorumlama, anlama, öğrenme, karar verme ve deneyim yoluyla elde edilmiş bilgileri kullanma gibi idrak yeteneklerinden yoksundurlar. Bu iki durum kıyas edildiğinde insan beynini bilgisayarlardan üstün kılan temel özellik, kazanılmış ve göreli olarak sinıflandirilmiş olan bilgileri kullanabilmesidir. Yapay zeka kavrami işte bu noktada devreye girmektedir. Yapay zeka insanın idrağina yönelik olan yeteneklerini, davranışlarını taklit ederek bilgisayar sistemlerinde bu yetenekleri modellemesidir. Yani yapay zeka; insan zekasıni modelleyebilmek için insan gibi akıl yürütme, anlam çıkarma, genelleme
yapabilme, geçmiş deneyimleriyle öğrenebilme gibi yetileri bir bilgisayara kazandırabilmektir. Yapay zeka ile doğal zekanın karşılaştırılması yapıldığında her iki taraf için de avantaj ve dezavantajlar olduğu söylenebilir. Uygulama alanları oldukça geniş olan Yapay Zeka kavramı için pek çok tanım yapılabilmektedir. Yapay Zeka'nın amacı, insan zekasına gereksinim duyan işleri yapabilecek makineler üretmektir. Yapay Zeka araştırmalarının amaci, doğal zeka gerektiren durumlara cevap verebilecek sistemin oluşturulmasıdır. Doğal zeka kavramindaki amaç ise zekayı taklit etmek değil; programları zeki hale getirmektir. Bu tanımlardan hareketle Yapay Zeka'nın iki yapı ile ilgili olduğu söylenebilir. Yapıların ilki insan düşünce sürecinin araştırılması olurken; ikincisi bu sürecin makineler aracilığı ile gösterilmesidir. Genel olarak Yapay Zeka'nın amacı, makineleri daha akıllı hale getirmek; zekanin ne olduğunu anlamak ve makineleri daha faydalı hale getirmek olarak gruplanabilir. Bu kavramlardan akılli davranış üzerine düşünüldüğünde birçok davranış türü, zekanın belirtisi olarak kabul edilebilir. Bu davranışlara örnekler gösterilebilir:

  • Deneyim yoluyla tecrübelenerek öğrenme ve anlama,
  • Daha önce karşılaşılmayan bir duruma başarılı ve çabuk adaptasyon,
  • Kompleks ve zit mesajlardan anlam çıkarma,
  • Bilgiyi anlama ve kullanma,
  • Düşünme, tahmin, karar verme, muhakeme etme yeteneği,
  • Farkli durumlarla baş edebilme.

 Yapay Zeka'nın tarihçesi dönemlere ayrıldiğinda şu şekilde siniflandırılabilir:

Eski Yunan Mitolojisinde Daedelus'un yapay insan yaratma düşüncesi tarih öncesi dönem için insan varlığı dışında zeka kavrami yaratma konusuna örnek gösterilebilir.

1884 yılında ise Charles Babbage zeki davranışlar göstermesini istediği makineler üzerine deneyler yapmıştır. Bu çalışma Yapay Zeka için önemli bir dönüm noktasidir. Bu cihazın insan kadar zeki olamayacağı düşünülerek çalışmalar devam ettirilirken Shannon, bilgisayarların satranç oynayabileceğini ortaya koymuştur.

Dartmouth Konferansı'nda Yapay Zeka ismi ilk kez önerilerek Yapay Zeka konusunda yeni bir dönem. Katilimcılar arasinda MIT Yapay Zeka Laboratuarinin kurucusu Marvin Minsky, Yapay Zeka Derneği Başkanı Allen Newell ve Herbert Simon gibi Yapay Zeka'nın öncüleri olarak nitelendirildiler. Zeka testlerinde geometrik şekillerin ayırt edilmesi ve sembolik bütünleşmeyi sağlamak bu dönemde ulaşılan oldukça önemli başarılardir. Bu gelişmeler Uzman Sistemler'in geliştirilmesinde kullanılacak olsa da; gerçekçi olmayan bi beklentinin de başlamasını sağlamıştır. Aşırı beklentilerin, iyimserliği ve aceleciliği getirmesiyle birlikte bircol araştırmaci akılli makinelerin oluşturulmasının kolay bir durum olduğunu düşünmüştür. Bunun için yalnızca verileri yükleyerek akılli makineler yapılabileceği umularak; çok az şeyin ortaya konulduğu Karanlık Dönem bekleme ile geçilmiştir. 1970'li yıllara kadar süren bu Karanlık Dönemin ardından 1970-1975 yılları arasında yapay zeka için önemli gelişmelerin başlangicı olan bir dönem başlamıştır. Yapay Zeka araştırmaciları hastalık teşhisi gibi sistemler üzerine çalışarak bugünün temelini atmişlardır. Bu dönemin ardindan Yapay Zeka araştırmacıları başka bilim alanlarından da yararlanabileceklerini düşünmüşlerdir. Modern Yapay Zeka'nin ana fikri ilk kez dijital makineleri kavramlaştirip tasarlayan Alan Turing tarafından ortaya atılmıştır. 1950 yilında "Hesaplamalı Makineler ve Zeka" isimli çalışması, bir Felsefe dergisi olan Mind'de yayınlanmiştır. Bu çalışmada "Makineler düşünebilir mi?" sorusu üzerine düşülmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Bilgisayarların düşünebilmesi düşüncesini irdeleyen ve karşı görüşleri ana başliklar altinda toplayarak yanıtlayan Turing, bu yüzden Yapay Zeka'nın yaraticisı olarak isimlendirilebilir. Yapay Zeka terimini ise McCarthy ilk olarak ortaya koymuştur. McCarthy, Yapay Zeka için geliştirilen ilk temel program olan LISP programini 1957'de ortaya koymuştur. LISP programi, Basic, Fortran, Cobol ve Pascal gibl programlardan farklı olarak cümle, kural gibi konularla da ilgili çalışmaktadir. LISP programi kullaniciları LISP makinesi (sembolik islemci) adındaki mantiksal sistem sayesinde Yapay Zeka uygulamaları geliştirmişlerdir.